
Birkaç gün önce de sekizinci kez 60 uyduluk bir setin fırlatılması ile beraber toplamda proje kapsamında fırlatılan uydu sayısı Şubat 2018’de gönderilmiş olan iki prototip dahil 482 oldu. Bu heyecan verici projenin bir de kaygılandıran boyutları var elbette. Bunlardan belki de en önemlisi olası uzay atıkları. Peki uzay atıkları nedir ve bu konuda ne gibi düzenlemeler var?
İlk yapay uydu olan Sputnik 1’in 4 Ekim 1957’de fırlatılmasıyla beraber uzayda atık problemi başlamış oldu. 1960’larda uzayda bir atık probleminin olabileceği uzay faaliyetleri ile ilgili çalışmalar yapan çevrelerde ifade edilmeye başlanıldı ve ilk kez 1982 yılında NASA tarafından yörünge atıklarına ilişkin bir konferans gerçekleştirildi. Daha sonra Avrupa Uzay Ajansı ESA da Skylab ve Cosmos 1402 uydularının başarısızlıkları dolayısıyla uzay atıklarının geri gelişi ile ilgili Eylül 1985’te çalıştay düzenledi. Bir yıl sonra da 1986’da çalışma grubu oluşturdu. Avrupa’da bu gelişmeler yaşanırken A.B.D.’de 1987 yılında DoD (Department of Defence) ilk kez resmi uzay politikasında askeri operasyonlarda uzay atıklarının asgari seviyeye indirilmeye çalışacağını ifade etti. Bazı kaynaklara göre NASA ve ESA 1987’den beri düzenli koordinasyon sağlamıştır. ESA’nın çalışma grubu da 1988 yılında bir rapor yayınlandı ve 1989 yılında da ESA Konseyi tarafından bir karar alındı. Ajans atık hedeflerini şu şekilde belirledi;
Uzay atığı oluşumunun asgari düzeye indirilmesi
Riskin insanlı uzay uçuşları için azaltılması
Uzay araçlarının dünyanın geri girişinin yer yüzündeki risklerinin azaltılması
Yer sabit yörünge uydusu (Geostationary Satellites) için riskin azaltılması
Aynı yıl Amerika’da da yörüngedeki atıklarla ilgili bir rapor düzenlendi. Bu raporun akabinde NASA radarla yörünge atıklarının ölçümüne başlamış ve bilgisayar simülasyonları ile modellemesini gerçekleştirmiştir. Uzay ajansları ile de yine uzay atıklarına ilişkin görüşmeler yapılmış ve akabinde de 1993 yılında Uluslararası Uzay Atığı Koordinasyon Komitesi(IADC) kurulmuştur. ASI, JAXA, CNES, KARI, CNSA, NASA, CSA, ROSCOSMOS, DLR, SSAU, ESA, İngiltere Uzay Ajansı ve ISRO’nun üyesi bulunduğu IADC bugün halen daha uzay atıkları ile ilgili çalışmalarına devam ediyor. Komite uzay atığını; “Dünya yörüngesinde bulunan veya atmosferden içeri giren ve fonksiyonunu yitirmiş olan parça ve sair unsurları dahil tüm insan yapımı cisimler” olarak tanımlamıştır. Yine 1993 yılında ESA da uzay faaliyetlerinin önde gelen ülkelerinin de katıldığı uzay atıkları ile ilgili ilk Avrupa Konferansı’nı gerçekleştirdi.
1994 yılına geldiğimizde ise Birleşmiş Milletler Uzayın Barışçıl Amaçlarla Kullanımı Komitesi (UNCOPUOS)’nin Bilim ve Teknik Alt Komitesi 31. oturumunda ilk kez uzay atıkları ile ilgili bir gündemi öncelikli olarak ele almaya karar verdi. Bir yıl sonra da UNCOPUOS uzay atıklarının ölçümü, matematiksel modellemesi, uzay atıklarının risklerinin bertaraf edilmesi, uzay araçlarının uzay atıklarına karşı korunacak şekilde tasarlanması gibi konulara odaklanmaya karar verdi. Aynı yıl Nasa da ilk yörünge atıklarını azaltmaya yönelik olarak bir kılavuz düzenledi. NASA’nın 1995 yılında hazırlamış olduğu Uzay Atıklarının Azaltılmasına Yönelik Değerlendirme Prosedürleri ve İlkeleri uyarınca görev tamamlanmasını takiben bordadaki enerji kaynaklarının tüketilmesi, görev tamamlandıktan sonra yörüngedeki ömrün 25 yıl ile sınırlandırılması ya da mezar yörüngesine gönderilmesi, atığın normal uzay faaliyetlerinin doğal sonucu olarak oluşmasının sağlanması, yörüngedeki mevcut atıklar veya göktaşları ile etkileşim neticelerinin en aza indirilmesi, görev sonrası Dünya’ya geri giren uzay sistemi parçalarının oluşturabileceği riskin en aza indirilmesi hususları düzenlendi.
NASA’nın düzenlemesinin akabinde diğer uzay ajansları da benzer bazı düzenlemeler yaptılar. Japonya Ulusal Uzay Gelişimi Ajansı NASDA (1 Ekim 1969’da kurulmuş olan Japon Uzay Gelişim Ajansı NASDA 1 Ekim 2003’e kadar faaliyet göstermiştir. Daha sonra ISAS (Institute of Space and Astronautical Science), NAL (National Aerospace Laboratory of Japan) ve NASDA birleşerek Japon Uzay Ajansı JAXA(Japan Aerospace Exploration Agency) oluşturulmuştur.) 1996 yılında yaptığı düzenleme ile uzay atıklarını azaltabilmek için yüklü miktarlarda atığa sebep olan uzay sistemlerindeki görevini tamamladıktan sonra yörüngedeyken gerçekleşen kopmaların önlenmesi, GEO’nun korunabilmesi amacıyla GEO’da ömrünü tamamlayan uzay aracının daha yukarıdaki yörüngeye gönderilmesi, uzay sisteminin faaliyet gösterdiği dönemde salınan cisimlerin asgariye indirilmesi, görev sonrası yörüngede kalınan sürenin kısıtlanması dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere bir dizi düzenleme kabul etmiştir.
Mart 1999 yılına geldiğinde ise bu sefer Fransız Ulusal Uzay Araştırmalar Merkezi (CNES DG) emniyet gerekliliklerinden olmak üzere bazı yeni düzenlemeler yaptı. Buna göre uzay faaliyetleri ile ilgili olarak ek yükümlülükler ihdas edilmiştir. Bunlar yönetimsel yükümlülükler (her program için bir tane atık yöneticisinin olması), tasarıma ilişkin yükümlülükler ( atık oluşumunu asgariye indirecek şekilde tasarım yapılması vs.), operasyonel yükümlülükler (25 yıllık ömür sınırı, pasifizasyon vs.) olarak üç ayrı kategoride düzenlendi.
Hemen akabinde Nisan 1999’da ESA “Uzay Atıklarının Azaltımı El Kitabını” hazırlamıştır. Uzay faaliyetlerinde önde gelen ülkelerin kendi iç hukuklarında yaptıkları düzenlemelerin yanısıra az önce belirttiğim gibi uzay ajanslarının üyesi olduğu IADC’de de oybirliği ile 2003 yılında üç temel ilke kabul edildi. Buna göre yörüngede meydana gelecek olan kopmalardan kaçınılacak, yoğun bir şekilde kullanılan yörünge bölgelerinden uzay araçları ve parçaları görevlerini tamamladıktan sonra uzaklaştırılacak ve normal operasyonları sırasında parça salınımı sınırlandırılacak.
Ekim 2002’ye gelindiğinde ise IADC; “IADC Uzay Atıklarının Azaltılması” kılavuzunu oybirliği ile kabul etti. Kılavuz ayrıca UNCOPUOS’un bilim ve teknik alt komitesine Şubat 2003’te arz edildi. 2007 yılında bazı ufak değişiklikler yapılan kılavuz uzay atıklarının sınırlandırılması için mevcut uygulamaları derlemiştir. Özellikle; normal operasyonlar sırasında ortaya çıkan atığın azaltılması, yörüngedeki kopma ihtimallerinin asgari seviyeye düşürülmesi, görev sonrası imha ve yörüngede çarpmaların önlenmesi konularına odaklanan kılavuz bağlayıcı bir düzenleme olmamakla beraber önem arz eden bir çalışmadır ve Birleşmiş Milletler’in kılavuzu ve ISO Standardı 24113 “uzay sistemleri – uzay atıklarının azaltılması” için de referans teşkil etmiştir.
2007 yılında UNCOPUOS’un bilim ve teknik alt komitesi uzay atıkları konusundaki gündemi uyarınca Arjantin, Avustralya, Kanada, Çin, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Kore Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Güney Afrika, Ukrayna ve A.B.D. bu konudaki görüş ve önerilerini paylaştı. A.B.D., Rusya ve Fransa kendilerinin uzay atıklarının azaltılması ile ilgili uygulamalarına ilişkin sunumlar yaptı. Rusya ayrıca GEO bölgesindeki yapay uydu popülasyonuna ilişkin araştırma sonuçlarına ve GEO’daki uzay atıklarının gözlemlenmesi ile ilgili uluslararası işbirliği organizasyonu oluşturulması önerilerine ilişkin de yine bir sunum yaptı.
1990’lı yılların başından beri UNCOPUOS’un Bilim ve Teknik Alt Komitesi’nin yapmış olduğu çalışmaların neticesinde hazırlanmış olan “Birleşmiş Milletler Uzayın Barışçıl Amaçlarla Kullanımı Komitesinin Uzay Atıklarının Azaltılmasına İlişkin Kılavuz” 2007 yılında kabul edildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 22 Aralık 2007 tarihli ve 62/217 sayılı kararı ile de ülkelerin ulusal düzenlemelerinde de bunlara uyumlu olunması teşvik edildi.
Kılavuzda ana hatları ile şunlar düzenlenmiştir:
Normal operasyon sırasında ortaya çıkan atığın sınırlandırılması: Uzay sistemlerinin normal işlemleri sırasında asgari atık bırakacak şekilde tasarımı yapılmalıdır.
Operasyon sırasında kopma ve parçalanma olasılığının en aza indirilmesi ve eğer bu mümkün değilse kopma halinde imha ve pasifizasyon önlemlerinin planlanması.
Yörüngedeki kazai çarpma olasılığının sınırlandırılması: Uzay araçlarının ve fırlatma araçlarının tasarımında bilinen objelerle fırlatma ve yörüngedeki zamanında çarpışma ihtimalini hesaplayarak bunu sınırlamalı.
Kasti imhadan veya diğer zararlı aktivitelerden kaçınma: Yörüngedeki herhangi bir uzay aracının imhası uzun vadede yeni atık oluşumuna sebebiyet verecekse bundan kaçınılmalı.
Depolanmış enerjiden kaynaklı görev sonrası kopmaların asgariye indirilmesi: Kullanım ömrünü yitirmiş olan uzay araçlarının pasifize edilmesi gerekir bunun için de her nevi depolanmış enerjinin tahliyesi gerekir.
Görevini tamamladıktan sonra uzay aracının ve fırlatma aracının LEO bölgesinde uzun süreli kalmasının sınırlandırılması: LEO’dan objelerin temizlenmesi esnasında söz konusu atıkların Dünya’ya ulaşması ihtimali hesaplanarak kişilere veya mülklere zehirli atıklardan kaynaklı çevre kirliliği de dahil olmak üzere zarar vermemesi için gerekli özen gösterilmeli.
Uzay aracının ve fırlatma cihazının uzun vadede görevini tamamladıktan sonra GEO’da etkisinin sınırlandırılması: GEO bölgesine yakın olan uzay cisimlerinin çarpışması riski söz konusu cisimlerin görevlerini tamamlamasını takiben GEO’nun üzerindeki yörüngeye gönderilmesi ile azaltılabilir. Bu sayede GEO bölgesi ile etkileşimde bulunmaları veya GEO’ya dönmeleri engellenir.
IADC ve UNOOSA’nın haricinde de uzay atıklarını ele alan kurum ve kuruluşlar var. 1946’da Uluslararası Elektroteknik Komisyonu’nun çalışma sahasına giren elektrik ve elektronik mühendisliği konularının dışındaki standartların belirlenmesi amacıyla kurulmuş olan ve Türkiye’nin de 1955 yılında üyesi olduğu Uluslararası Standartlar Teşkilatı (ISO) da yine uzay atıklarının azaltılmasına yönelik olarak teknik raporlar ve standartlar oluşturmuştur.
Bunlar;
ISO 24113, Uzay Sistemleri – Uzay Atıklarının Azaltılması Gereklilikleri. (Yayım tarihi: 1. Basım 2010, 2. Basım 2011, 3. Basım hazırlanıyor)
İnsansız sistemlerin tüm unsurları için tatbik edilebilecek olan gereklilikleri içerir. Yörüngedeki süresi boyunca uzay aracının ve fırlatma aracının atık oluşturmayacak şekilde olması ve bu sayede uzay atıklarının azaltılması amacıyla düzenlenmiştir. Uzay atıkları ile ilgili en temel ISO standardıdır.
ISO 23312, Uzay Sistemleri – Detaylı olarak uzay araçları için uzay atıklarının azaltılması gereklilikleri. (Yayım tarihi: 1. Baskı – hazırlanıyor)
ISO 24113’ün uzay araçları ile ilgili kısımlarına uyulmasını destekleyici mahiyettedir. Uzay araçları ile ilgili kapsamlı düzenlemeler yapılacaktır.
ISO 20893, Uzay Sistemleri – Detaylı olarak fırlatma aracının yörünge aşamaları için uzay atıklarının azaltılması gereklilikleri.
ISO 11227, Uzay Sistemleri – Hiperhız etkisiyle uzay aracı maddelerinin püskürmesinin değerlendirilmesi için test usulleri (Yayım tarihi: 1. Basım: 2012, 1. Değişiklik – hazırlanıyor). Elde edilebilecek olan veriler; özellikle uzay aracının dış yüzeyine uygun malzeme seçilmesi için karar aşamasında önem arz edecektir.
ISO 14200, Uzay ortamı (doğal ve yapay) – Meteoroidlerin ve uzay atıklarının çevresel modellerinin(yörünge irtifası GEO + 2000 k.m.’den düşük) süreç bazlı tatbiki kılavuzu (Yayım tarihi: 1. Bası -2012)
ISO 16126, Uzay sistemleri – Görev sonrası başarılı bir şekilde imhanın kesin olarak gerçekleşebilmesi için, insansız uzay aracının uzay atıkları ve meteroid etkilerine karşı hayatta kalabilirliğinin değerlendirilmesi (Yayım tarihi: 1. Bası 2014)
ISO 27852, Uzay sistemleri – Yörünge ömrünün tahmini. (Yayım tarihi: 1. Basım – 2011; 2. Basım -2016). Burdaki standartlar ayrıca ISO 24113’ün LEO bölgesinde görev sonrası imha ile ilgili maddelere uyulmasını destekler mahiyettedir.
ISO 27875, Uzay sistemleri – İnsansız uzay araçları ve fırlatma aracının yörünge aşamaları için geri girişteki risk yönetimi (Yayım tarihi: 1. Bası -2010; Tadil 1- 2016; 2. Bası – hazırlanıyor.)
ISO / TR 16158, Uzay sistemleri – Yörüngedeki cisimlerin çarpışmasının önlenmesi: En iyi uygulamalar, veri gereklilikleri ve operasyonel konseptler. (Yayım tarihi: 1. Bası-2013; 2.bası – hazırlanıyor)
ISO /TR 18146, Uzay sistemleri – Uzay araçları için uzay atıklarının azaltılması dizaynı ve operasyonu kılavuzu. (Yayım tarihi: 1. Bası 2015)
ISO / TR 20590, Uzay sistemleri – Fırlatma aracının yörünge aşamaları için uzay atıklarının azaltılması dizaynı ve operasyonu kılavuzu. (Yayım tarihi: 1. Bası 2017)
ISO 13541, Uzay veri ve bilgi transferi sistemleri – Vaziyet veri mesajları. (Yayım tarihi: 1. Bası -2010; 2. Bası – hazırlanıyor)
ISO 26900, Uzay veri ve bilgi transfer sistemleri – Yörünge veri mesajları. (Yayım tarihi: 1. Bası 2012; 2. Bası –hazırlanıyor) Bu veri paylaşımları çarpmanın önlenmesi, uzay trafiğinin yönetimi gibi konularda önem arz ediyor.
ISO 13526, Uzay veri ve bilgi transfer sistemleri – Veri mesajının takip edilmesi. (Yayım tarihi: 1. Bası – 2010; 2. Bası –hazırlanıyor)
ISO 19389, Uzay veri ve bilgi transfer sistemleri – Kavuşum veri mesajı. Bu veri paylaşımları uydu sahiplerine / operatörlerine zamanında çarpışmadan kaçınılabilmesi için kritik bilgiler verilmesini sağlar.
Gördüğünüz üzere ISO standartları oldukça kapsamlı bir şekilde tanzim edilmiştir. Uzay atıklarının önlenmesi ve azaltılması ile ilgili bir diğer uluslararası düzenleme ise Uluslararası Telekomünikasyon Birliği(ITU) tarafından yapılmıştır.
Kısaca ITU’den bahsedecek olursam; ilk kez 1865 yılında içinde Osmanlı İmparatorluğu’nun da yer aldığı 20 kurucu üye tarafından “Uluslararası Telgraf Birliği” olarak kurulmuş olan birlik ardından 15 Ekim 1947 tarihinde Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak faaliyet gösteren bir kuruluş haline gelmiştir.
Birliğin üç sektörü bulunmaktadır. Bunlar; Radyokomünikasyon Sektörü (ITU–R), Telekomünikasyon Standartları Sektörü (ITU-T) ve Telekomünikasyon Kalkınma Sektörü (ITU-D) vardır.
Radyofrekans spektrumunun ve uydu yörüngelerinin tüm telekomünikasyon hizmetleri için adil, verimli, rasyonel, ekonomik kullanımı amacıyla faaliyet gösteren Radyo Komünikasyon Sektörü 1993 yılında “Yer Sabit Yörüngenin – Uydu Yörüngesinin Çevresel Korunması” hakkında tavsiye kararını kabul etti. Söz konusu tavsiyeler 2004 yılına gelindiğinde tadil edildi ve en son haline de 2010 yılında geldi.
17 Aralık 2010’da onaylanan ITU-R S.1003-2 (12/2010) sayılı tavsiye uyarınca;
Tavsiye 1: Yörüngeye uydu yerleştirilirken GSO bölgesine mümkün olduğu kadar az atık salınımı olacaktır
Tavsiye 2: Apojesi GSO irtifasında veya yakınında olan eliptik transfer yörüngelerindeki atıkların ömürlerinin kısaltılabilmesi için makul her türlü çaba sarf edilecektir.
Tavsiye 3: GEO uydusu ömrünün sonunda yakıtı tamamen tükenmeden GSO bölgesinden taşınmalıdır şöyle ki; yörüngesindeki doğal bozucu kuvvetlerin tesirinde yerberisi GEO irtifasından 200 k.m. den daha az olmayan bir yörüngede kalacaktır.
Tavsiye 4: Mezar yörüngeye nakil aktif uydularla radyo frekansı karışması olmasından kaçınılması için özel özen gösterilerek gerçekleştirilecektir.
Halen yürürlükte olan ITU-R 2.1003.2 no.lu bu tavsiye Uluslararası Telekomünikasyon Birliği üyesi devletler için geçerlidir ve GSO’daki uyduların operasyonları ile ilgilidir ancak ITU Radyokomünikasyon Genel Kurulu’nun tavsiyesi olması dolayısıyla hukuken bağlayıcı değildir.
Son olarak da uluslararası bir kuruluş olduğu için uzay atıkları ile ilgili uluslararası düzenlemeleri ele almışken bahsetmekte fayda gördüğüm Avrupa Uzay Ajansı(ESA)’nın uzay atıkları ile ilgili düzenlemesinden bahsetmek istiyorum. ESA Genel Müdürü’nün idari talimatlar ve politikaları tüm ESA çalışanları için bağlayıcıdır ve ESA’nın üçüncü kişilerle ilişkisinde de bunlara uyumun sağlanması gerekir. ESA da Avrupa Uzay Atıklarının Azaltılması İçin Davranış Kuralları, IADC’nin ve B.M.’in uzay atıklarının azaltılması ile ilgili kılavuzlarına da atıfta bulunarak bir düzenleme yapmıştır. Avrupa Uzay Ajansı Genel Müdürü’nün idari talimatı olan “Ajans Projelerinde Uzay Atıklarının Azaltılması Politikası” 28 Mart 2014’te yürürlüğe girdi. Bu düzenleme ESA’nın daha önceki 2008 yılındaki talimatının yerine kaim olmak üzere geldi.
Söz konusu talimat ile beraber Uzay Standardizasyonu Üzerine Avrupa Koordinasyonu (ECSS) tarafından 2012’de oluşturulan ECSS-U-AS-10C standardı Ajans projeleri için uzay atıklarının azaltılması ile ilgili teknik gereklilikler konusunda ESA standardı olarak kabul edildi.
Uzay faaliyetlerinde önde gelen ülkelerin kendi iç hukuklarında da uzay atığının azaltılmasına yönelik yasalarının olduğunu söyleyebiliriz.
